İnsan gerçekten hayret ediyor. Yani hangi akla hizmet, bilimsel gerçekler ortadayken çıkıp da hala bize ara öğünler öneriliyor, sürekli yemek yememiz gerektiği pompalanıyor, inanılmaz!! Bu yazı neden atıştırmalık yapmamamız, neden az az ve sık sık yemenin saçmalık olduğu hakkında bir miktar bilimsel yaklaşım içeriyor. Ara öğüne ölüm! Yaşasın dolu dolu ana öğünler. Şok olmadan önce okuyun olur mu? Şimdi size neden ara öğün yapmamanız gerektiğini açıklayacağım, hazır olun.

İnsülin Nedir?

İnsülin ve insülin direncinden  daha önce bahsetmiştim.Kendisi pankreas tarafından salgılanan bir hormon oluyor. Temel görevi sindirimle gelen pastanın içindeki şekeri kanda dengede tutmak ve fazlasını sağa sola sallamak.  Kendisi nadide, kendisi güzide bir hormon. Kendisi ile oynadığınızda, onu kızdırdığınızda onurlu bir işçi olarak direnişe geçiyor. Direnenlerin yanındayız, kalbimiz solda atıyor sevgili okur. Arkadaş tabi direnişe geçince sizin de nur topu gibi bir diyabetiniz oluyor. Türkiye’ de bugün 7 milyon diyabetli insan var. Bunların daha teşhis edilmemişi ya da insülin direnci seviyesinde olanlarla birlikte rakam nüfusun %15′ ine gelir.

Az Az Sık Sık Yemenin Diyabet İle Ne İlgisi Var?

Tuhaf tuhaf sorular sormayın sevgili okur. Şimdi insülinin görevi vücuda giren yemeği enerjiye dönüştürmek üzere hareketi başlatmak değil mi? E öyle ise, siz günde 6 öğün yediğinizde bu arkadaş hiç dinlenmiyor ki. Dinlenmedikçe de isyana kalkıyor işte.

Benim Diyetisyen Bana 8 Öğün Veriyor?

O diyetisyenin üstüne bir üflesenize mesela, eminim toz kalkacaktır. Çünkü bazı diyetisyenler ve dahi bazı doktorlar, asla bilimsel gelişmeleri takip etmiyorlar, neler oluyor haberdar değiller. Hala 1950′ den kalma tıp bilgileri ile insanları yönlendiriyorlar. Korkuyorum, bir kaç doktor hala sigara tavsiye edecek diye. 6 öğünün yağ yaktığına dair araştırma 1997′ de ortaya atılmış bir ingiliz üniversitesi tarafından. Ama insanlara eğer acıkıyorsanız 6 öğün yiyin diyen bu zihniyet kan şekerini yüksek tutmayı ve metabolizmayı hızlandırmayı amaçlarken nelere yol açtıklarını fark etmediler. Odaklanmaları gereken şey öğünde doyurucu yemekti oysa ki.

Bilim güncellenen bir şey sevgili okur. Mesela son 10 yılda yapılan bütün araştırmalar, eğer sık yemek yenir ise büyüme hormonunun salgılanmayı durdurduğunu ve de vücudun kendisini temizleyecek, yenileyecek vakti bulamadığını ortaya koyuyor. Daha kötüsü sindirim tamamlanmadan ( 3-10 saat arası) mideye giren diğer yiyeceklerin ittirme kuvveti ile bir önceki öğünden kalan artıkların ince bağırsakda ve midede çürüyecek seviyeye geldiğini bunun da ilerleyen yıllarda tümörleşemeye doğru gittiğini ortaya koyan bilim insanları var.

Nasıl Yapacağız Da Az Az Sık Sık Yemek Alışkanlığından Kurtulacağız?

Aslında kolay. Sabah kahvaltınızı şöyle yapın, sonra gelip buraya kaçta acıktığınızı yazın görelim. : “1-2 Yumurta, 3-4 ceviz, domates – salatalık, bir dilim beyaz peynir. ” Sizi temin ediyorum ancak ve ancak sabah 8 de yapılan bu kahvaltı ile öğlen 12′ de acıkırsınız. Yağdan korkmayın. O da geçmişte kalan bir mit, bir efsane. Bizi yıllarca yağsız, tatsız tutsuz gıdalara mahkum eden bütün o doktorlar, gazeteciler utansın! 😡

6 Öğün vs 2 Öğün

Şunu söylemek de fayda var, 6 öğün yerseniz de 2 öğün yerseniz de kilo verirsiniz. Burada önemli olan vücudunuza en büyük zararı hangisi veriyor? 6 öğün yiyerek de 2 öğün yiyerek de toplamda aldığınız kalori değişmiyorsa bu zaten en büyük ve en basit kilo verme kuralını götürür sizi; yediklerin yaktığından daha düşük kaloriye sahip ise kilo verirsin. Ama birinde diğerine oranla kan şekerin sürekli yüksek olduğu için başın dertten kurtulmaz diğerinde ise kilo verirken cildinin dahi düzeldiğini görürsün. Karar sizin ben ara öğün yapmayalı bin yıl falan oldu sanırım. Özellikle akşam 6 dan sonra ağzıma sakız bile almam.