Peşinen Hashtag: #Şekerin Zararları #Şeker Zehirdir

Bir an durup, yaşadığımız bu toplumdan sıyrılıp, biraz yükselip, yukarıdan baksak; yukarıdan bakınca bize dayatılan yaşamın ne kadar mantıksız, ne kadar tüketmeye yönelik, ne kadar ölüme sürükleyen bir kandırmaca olduğunu görürüz.

Ben kendime bunu misyon edindim sevgili okur, bildiklerimizin ne kadar yanlış olduğunu.. Birilerinin bizi yıllardır kandırdığını ve aslında en çok da içinde yaşadığımız bu yüz yılın en bozulmuş yüz yıl olduğunu size peyderpey aktarmaya çalışacağım.

Bu girizgahı yaptıktan sonra gönül rahatlığı ile başlıyorum.

İlk konum çok net: Şeker o kadar zararlı ki bizi öldürüyor.

Son zamanlarda dünyada ve de  ülkemizde ( thx god)  şekerin vücudumuzdaki etkileri tartışılır oldu. Hatta Amerika’ dan öğrendiklerini burada bize anlatan tontik yanaklı Canan hocamız her “yeni” bir şey ortaya attığında taşlandı.

kilo vermek

Kendi adıma yıllardır kilolarla başı dertte olup bir çok farklı şey deneyerek kilolarından büyük ölçüde kurtulan biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim; kadın haklı beyler dağılın! Hayır dağılmayın, toplaşın, safları sıkılaştırın.

Hoca aslında temelde birkaç şey söylüyor, çünkü aklı başında akademisyenler de bunu araştırıp buluyor, hoca bizim dilimize çevirip, TV’ lerde anlatıyor. Ne bunlar;

  • Şeker zararlıdır çünkü sizi öldürür!
  • Sağlıklı yağ zararlı değildir!

Yağ konusuna sonra gireceğim ama önce şekerle ilgili birkaç bilgi vereyim istiyorum. En anlamayacak insana dahi anlatacak şekilde hem de..

Hemen Kaçma, Şekerin Zararlarını Öğrenmek İçin Devam Et

Şeker, sadece düşündüğümüz o küp şeker değil. Yediğimiz içtiğimiz bir çok şeyin içinde şeker var.

Bunları öğrenmeden şekerin neden bizi öldürdüğünü anlatamam. Anlatsam da anlamazsınız. O yüzden vazgeçmeyin, okuyun.

  • Glikoz: Açıkça kan şekeri. Yani vücudumuzda bulunan, hayati önem taşıyan şeker. Yediğimiz tüm karbonhidratlar glikoza dönüşerek hayatımızı devam ettirmemiz yarar.
  • Fruktoz: Meyve şekeri. Buna hiç mi hiç ihtiyaç duymuyoruz. Günde bir porsiyon meyve yersek yeter.
  • Sukroz: Bu işte sofra şekeri. Bunu alırlar her şeyin içine koyarlar. Her şey derken, her şey. Salça mesela, makarna mesela, hamburger mesela.. Siz sadece kekte, dondurmada mı var sanıyordunuz?
  • Laktoz: Süt şekeri. Çocuklarda bulunan laktaz ile parçalanır. Faydalıdır ancak çocuklara. O yüzden yetişkinler süt içince gaz yapar, hazımsızlık yapar.
  • Nişasta: Bitkisel şeker. Biliyoruz işte, mısırdır, pirinçtir, patatestir. Bunlar hep nişasta. Fazlası zarardır. Mısır yemeden de hayat geçer.

Şöyle düşünürsek madem vücudumuz glikozu yani kendi şekerini üretiyorsa, biz niye ona dışarıdan diğer şekerleri veriyoruz, hem de bizim için hiçbir gerekliliği olmadığı halde. Verdik vermesine de daha sonra ne oluyor bu şekerlere.. Vitaminler gibi fazla olan atılıyor mu?

İşte zurnanın zırt dediği yer burası efendim. O gerçekte ihtiyacımız olmayan şekerler bize; göt- göbek, karaciğer yağı, kalp ve pankreas rahatsızlıkları, bozuk psikoloji, hatta kanser olarak geri dönüyor.

Hocam bizde kimya biyoloji yok, derste uyurduk biz bu nasıl oluyor tam olarak derseniz, ki aslında size açıklamama yapmamak lazım, lisede sıfırcı gülten ders anlatırken “bunlar gerçek hayatta ne işimize yaricek yae” demek çok da komikti çünkü ama neyse..

kilo vermek

Şöyle oluyor evladım bak;

Önce sen kocaman karamel latteyi içiyorsun. Bunun içindeki o karamel safi şeker. Bu arkadaş vücuda giriyor, senin suratın hafiften kayıyor “oyşşş” diyorsun ne kadar da güzel.. Çünkü beynin bunu diyor. Çünkü şeker, beyinde seks nereye etki ediyorsa, oraya ediyor (ortamlarda hava atacak bilgi) .

kilo vermek

Aldık mı şekeri içeri. Mide- bağırsak durur mu, bunları hemen glikoza çeviriyor. O arada pankreasa haber ediyor, yeni mallar geldi diye. Pankreasta hemen kamyonları salıyor yola.. İnsülin pompalıyor. Glikoz paketleri, insülinlere binerek hücreye geliyor. Hücreler lazımsa kullanıyor şekeri, lazım değilse diyor ki, şu an değil hacım ama kullanırım yani göndermişsin o kadar, enerjidir sonuçta. Yolluyor karaciğere ve kaslara..  Sonra bunlar bekliyor, biri bizi kullanacak, biri bizi koşmak için, yürümek için harcayacak.. Ama ses yok..

Çünkü sen ne yapıyorsun; gidiyorsun ofise, bilgisayarın karşısında akşama kadar oturuyorsun. Hareket etmiyorsun ki vücut bunu enerji olarak kullansın. Bir de üstüne üstlük, ofiste pink berryler, otomattan alınmış çikolatalar, müşterinin gönderdiği baklavalar yiyorsun.

kilo vermek

Sonu fecayat. İnanın kilo almak bunun sadece bir kısmı. Dışarıdan şişko, pantolonlara sığamayan biri olarak görünüyorsun ama içeride feryat figan kopuyor. Yağ kütleleri organların etrafını sarıyor. Organlara kımıldayacak yer kalmıyor, karaciğer çığlık atıyor ama duyan kim.. Çikolar, börekler, pastalar, gazlı içeceklerle  biz kendi sonumuzu hazırlıyoruz sevgili okur.

Biliyor musun ki, normal bir insan günde ihtiyacının 10 katı kadar şeker alıyor fazladan. Bunlar da yağ olarak depolandığı yetmiyormuş gibi; pankreası fazladan çalıştırıyor. Karaciğerde biriken yağlar, iflasa kadar götürüyor işi..

Kardeş tamam, ben çaya kahveye şeker katmıyorum artık  diyorsan.. Takipte kal, takipte kal ki sana ara sıra “çok sağlıklı” dediğin her şeyin ne kadar sağlıksız olduğundan bahsedeyim.

Bir ön bilgi olarak da şunu vereyim de endüstriye olan bakışın değişsin. Bu gün marketlerde satılan gıdaların %80’ inde şeker var. Al bunu da yat uyu şimdi..

kilo vermek